Poker MasasıKurallar · El analizi · Turnuvalar
Bölümler
Oyun akışı

Pokerde all-in ve yan pot: farklı fiş miktarlarında dağıtım

Pokerde en sık karışan konulardan biri şu: bir oyuncu elindeki fişin hepsini sürdüğünde, diğerleri daha fazlasını sürmeye devam ederse pot ne olur? Kısa cevap şu: pot tek parça kalmaz. Her oyuncunun kazanabileceği miktar, kendi koyduğu miktarla sınırlıdır. Bunu sağlamak için pot katmanlara bölünür; ilk katmana ana pot, sonrakilere yan pot denir. Aşağıdaki sayılar tamamen varsayımsaldır ve yalnızca mantığı göstermek için seçilmiştir.

Varsayımsal masa: üç oyuncu, üç farklı yığın

Bir elde A, B ve C oyuncuları kaldı. A’nın önünde toplam 50 fişi var, B ve C’nin ise 100’er fişi. Bahis sırasında A elindeki 50’nin tamamını sürüyor. B bunu 50 ile karşılıyor ve üzerine 50 daha ekleyerek toplam 100 sürüyor. C de 100’ü karşılıyor. Sonuçta A 50, B 100, C 100 koymuş oluyor. Masadaki toplam 250 fişi.

Yanlış anlama 1: “A kazanırsa 250’nin hepsini alır”

Böyle olmaz. A yalnızca 50 fişi riske attığı için, herkesten en fazla kendi koyduğu kadarını tahsil edebilir. Bunu adım adım hesaplayalım: A’nın 50’lik katkısı her oyuncudan “karşılanabilir”. Yani ana pota A’dan 50, B’den 50 ve C’den 50 girer. Ana pot 50 + 50 + 50 = 150 fiştir. A’nın en iyi eli olsa bile kazanabileceği tavan bu 150’dir.

Yanlış anlama 2: “Kalan fişler ortada kalıyor, kimse almıyor”

Kalan fişler de bir potu oluşturur. B ve C’nin 100’er fişinden 50’şi ana pota gitti. Geriye B’den 50 ve C’den 50 kaldı; bunların toplamı 100 fiştir ve bu miktar yan pottur. A’nın bu yan potta hakkı yoktur, çünkü A bu seviyede bir fiş koymadı. Kontrol edelim: 150 (ana pot) + 100 (yan pot) = 250, yani masadaki toplam fişe eşit. Hiçbir fiş kaybolmuyor, hiçbiri fazladan çıkmıyor.

Kim hangi potu kazanabilir?

Burası en çok karıştırılan nokta. Ana pot için üç oyuncunun üçü de yarışır: A, B ve C. Yan pot için ise yalnızca B ile C yarışır. A’nın eli ne kadar güçlü olursa olsun, yan potun dışındadır.

Birkaç senaryoya bakalım. A’nın eli en iyiyse, A ana potu (150) alır. Yan pot için B ile C’nin elleri kendi aralarında karşılaştırılır; hangisi daha iyiyse 100 fişi o alır. A’nın en iyi el olması, yan potu da götürmesi anlamına gelmez.

B’nin eli en iyiyse, B hem ana potu hem yan potu alır: 150 + 100 = 250. C’nin eli en iyiyse aynı şey C için geçerlidir. Yani A’dan başka biri en iyi el olduğunda, tüm 250 fişi o oyuncu toplar.

Net kâr ile toplam dönüşü ayırmak

İki kavramı karıştırmamak gerekir. Toplam dönüş, elin sonunda önünüze gelen fiş miktarıdır ve kendi koyduğunuz fişi de içerir. Net kâr ise bundan kendi yatırdığınız miktarın çıkarılmasıyla bulunur.

A en iyi eli yaptıysa: toplam dönüşü 150, yatırdığı 50. Net kâr 150 − 50 = 100 fiş. Başka bir deyişle A’nın yığını 50’den 150’ye çıkar, ama kazanç 100’dür.

B tüm potu aldıysa: toplam dönüşü 250, yatırdığı 100. Net kâr 150 fiştir. C için de hesap aynıdır.

Bu ayrım, “pot 250 idi, yani 250 kazandım” düşüncesini düzeltir. Bu cümle yalnızca masada ne kadar fiş olduğunu anlatır; kendi cebinizden çıkan 100 fiş bunun içindedir.

Bu düzen neden böyle kurulmuş?

Mantık adalet duygusuna dayanır. 50 fişle giren oyuncunun, 100 fişi riske atan rakiplerin bahsinin tamamını kazanması haksız olurdu. Karşılığı olmayan bir bahis üzerinden tahsilat yapılamaz. Yan pot sistemi, her oyuncunun yalnızca kendi riskine denk bir getiriye hak kazanmasını sağlar. Öte yandan B ile C’nin aralarındaki fazladan bahis, A’nın varlığından bağımsız olarak kendi aralarında oynanan ayrı bir mücadeledir.

Dikkat edilecek bir sınır daha var: burada anlatılanlar kuralın mantığıdır. Yan potun masada fiziksel olarak nasıl ayrıldığı, çevrimiçi yazılımda nasıl gösterildiği ya da canlı masada krupiyenin hangi sırayla topladığı oyun sürümüne ve mekâna göre değişebilir. Hesabın özü ise değişmez: her katman, o katmana fiş koyan oyuncular arasında dağıtılır.

Kendi hesabınızı yaparken izleyeceğiniz sıra

Önce en küçük yığını bulun, bu örnekte 50. Her oyuncudan o kadarını alıp ana potu kurun. Sonra kalan fişlere bakın ve bir sonraki en küçük yığınla aynı işlemi tekrarlayın. Her katmanın sonunda toplamın masadaki fişle tuttuğunu doğrulayın. Bu üç adım, kaç oyuncu olursa olsun hataları yakalamanın en kolay yoludur.

Uncalled fazla: Kimsenin karşılamadığı fiş geri döner

Sık yapılan bir yanlış, en çok fişi olan oyuncunun bütün parasını ortaya sürmesiyle o paranın tamamının pota gireceğini sanmaktır. Oysa bir bahis ancak karşılandığı kadarıyla pota dahil olur. Varsayımsal bir masa kuralım: A oyuncusunun 50 fişi, B ve C’nin 100’er fişi, D’nin ise 300 fişi var. A, B ve C tüm fişlerini sürüyor; D ise hepsine cevap verecek şekilde 300’ün tamamını bahse koyuyor.

Adım adım bakalım. Karşılanabilecek en yüksek miktar, D’den sonra en çok fişi olan B ve C’nin 100’üdür. D’nin 300 fişinden yalnızca 100’ü karşılık bulur. Kalan 200 fiş, hiçbir rakip tarafından karşılanmadığı için D’ye iade edilir. Bu iade pot hesabına girmez ve kimsenin kazanıp kaybettiği bir şey değildir. Pot, 50 + 100 + 100 + 100 = 350 fişten oluşur. Yani D’nin ortaya sürdüğü 300 fişin 200’ü hiç oyunda olmamış sayılır.

Burada ikinci bir yanılgıyı da çözelim: “D’nin 200 fişi iade edildi, öyleyse D bu eli kazandı.” Hayır. İade yalnızca fişin sahibine dönmesidir; el sonucuyla ilgisi yoktur. D eli kaybederse elindeki 200 fiş masada kalır ama 100’ünü yitirmiştir.

Fold eden oyuncunun fişi pottan çıkmaz

Bir başka yaygın kanı, el bırakan oyuncunun daha önce koyduğu fişleri geri alacağı yönündedir. Bu doğru değildir. Varsayımsal örnek: Flopta E 40 fiş bahis açıyor, F 40 ile karşılıyor, G ise elini bırakıyor. G’nin daha önce bahis turlarında pota koyduğu 25 fiş, o potun parçası olarak kalır. Fold etmek, o eldeki pot üzerindeki hakkı bırakmak demektir.

Önemli bir ayrım: G’nin fişleri potta kalır ama G yan pota ya da ana pota talep hakkı taşımaz. Pot, yalnızca eli sonuna kadar götüren oyuncular arasında paylaşılır. G’nin 25 fişi, kazanan oyuncunun toplayacağı toplam miktarı artıran bir ödeme gibi düşünülebilir; ama bunu “G’nin parası bana geldi” diye değil, “pot büyüdü” diye okumak daha doğrudur.

Yan potlar kendi başına dağıtılır

Şimdi asıl karışıklığa geliyoruz: her pot, kendi içindeki hak sahipleri arasında bağımsız olarak dağıtılır. Ana pot ile yan pot aynı eli paylaşsa da kazananlar farklı olabilir. Bunu üç oyunculu varsayımsal bir örnekle görelim.

H oyuncusunun 60, I oyuncusunun 150, J oyuncusunun 150 fişi var ve üçü de tüm fişlerini sürüyor. Hesap şöyle: Önce en küçük stack olan H’nin 60 fişi baz alınır. Her oyuncudan 60 fiş toplanır: 60 × 3 = 180 fişlik ana pot oluşur ve üç oyuncu da buna hak iddia edebilir. Kalan fişler I’de 90, J’de 90’dır. Bu 90’lık kısımlar yalnızca I ile J arasında karşılanır ve 90 × 2 = 180 fişlik yan pot oluşur. Toplamda 360 fiş vardır ve bu rakam 60 + 150 + 150 ile uyuşur.

Şimdi showdown’a bakalım. Varsayalım H en iyi eli tutuyor, onu J, en sonda da I izliyor. Ana pot 180 fiştir ve üç kişinin hakkı olduğundan H bunu alır. Yan pota H katılamaz; o yalnızca I ile J arasındadır, dolayısıyla J’nin eli I’den güçlü olduğu için 180 fişlik yan pot J’ye gider. H elini kazanmış olsa da yan potun tamamı onun değildir. Bu, “en iyi eli kim tutuyorsa her şeyi alır” varsayımının neden yanlış olduğunu gösterir.

Üç farklı kazanan örneği

Gerçekten yanlış anlaşılan durum, tek bir elde üç ayrı pottan üç ayrı kazananın çıkabilmesidir. Dört oyunculu varsayımsal bir kurulum yapalım: K 30, L 80, M 150 ve N 150 fişle all-in oluyor.

Hesabı sırayla yürütelim:

Birinci kat: En küçük all-in 30 fiştir. Dört oyuncudan 30’ar fiş toplanır, 120 fişlik ana pot oluşur ve dördü de hak sahibidir. İkinci kat: Geriye L’de 50, M’de 120, N’de 120 fiş kalır. L’nin 80’ine göre 50 fiş daha toplanır; bu kat üç oyuncu arasındadır: 50 × 3 = 150 fişlik birinci yan pot. L burada hak sahibidir ama K katılamaz. Üçüncü kat: M ve N’nin kalan 70’er fişi karşılaşır ve 70 × 2 = 140 fişlik ikinci yan pot oluşur. Kontrol: 120 + 150 + 140 = 410 fiş; 30 + 80 + 150 + 150 = 410 fiştir. Toplam tutuyor.

Şimdi eller şöyle sıralansın: K en iyi eli tutuyor, ardından L, sonra M, en son N geliyor. Ana pot olan 120 fiş K’ye gider. Birinci yan pot olan 150 fişi K alamaz, çünkü o kata hiç girmemiştir; L, kalan iki rakibe karşı en iyi eli tuttuğundan 150 fişi o alır. İkinci yan pot olan 140 fiş M ile N arasındadır ve M’nin eli daha güçlü olduğundan M’ye gider. Böylece tek elde üç farklı kazanan çıkar: K 120, L 150, M 140 fiş toplar.

Bu rakamları net kâr ile karıştırmamak gerekir. K’nin masaya 30 fiş koyduğunu ve 120 fiş aldığını düşünürsek, toplam dönüşü 120 fiştir; bunun 30’u kendi ana parasıdır. Net kazanç 120 − 30 = 90 fiştir. L için 80 koyup 150 alması, 150 − 80 = 70 fiş net kazanç demektir. M ise 150 koyup 140 almıştır; 140 − 150 = −10 fiş, yani eli “kazanmış” olmasına rağmen net olarak 10 fiş geride kalmıştır. N’nin net sonucu −150’dir. Kayıt tutarken “aldığım pot” ile “net sonucum” farklı sütunlarda yazılmalıdır.

Bu örneklerdeki bütün rakamlar kavramı anlatmak için kurgulanmıştır. Fişlerin oyuncular arasında bölünmesine ilişkin bu mantık yerleşik poker kuralına dayanır; ancak bölünemeyen tek fişin kime verileceği, bölünmüş potta kalan fişin dağıtımı ve showdown sırası gibi ayrıntılar kumarhane, turnuva organizasyonu ya da oyun sürümüne göre değişebilir. Oynadığınız masanın ya da turnuvanın kendi kurallarına bakmak bu nedenle şarttır.